Stoacılık M.Ö. 336–264 yılları arasında yaşamış olan Zenon tarafından kurulmuş ve Hellenistik dönemde etkili olmuş bir felsefe okuludur (Cevizci: 2000: 888). Panteist bir anlayışı benimseyen Stoacılara göre Tanrı şekil verdiği maddeden ayrı bir varlık değildir. Tanrı, maddi bir yapıdadır. Stoacılar, Herakleitos’tan dünyanın ana maddesi olarak ateş-le logos öğretisini almışlardı. Bu düşünceyi panteist bir biçimde yorumlayan Stoacılara göre Tanrı, evren düzenine içkin olan, etkin ateştir, bununla birlikte o, aynı zamanda cisimler dünyasını meydana getiren öğelerin kendisinden çıkmış olduğu ilk kaynaktır. Bu öğeler, Tanrıdan doğar ve daha sonra yeniden tanrıya dönerler, öyle ki evrendeki her şey ya da ilk ateş –yani kendi içinde ve kendi başına Tanrı – ya da farklı halleri içinde Tanrıdır.(Cevizci, 2010: 149–150).
Evrenin tek canlı bir organizma, rasyonel bir bütün olarak görülmesini talep eden Stoacılar, bu bütünün bir parçası olan insanın, bütünün amacına uygun bir biçimde dav-ranması, en yüksek yetkinliğe ulaşmanın yollarını araması gerektiği sonucuna vardılar. Stoacılara göre, insanın doğaya uygun hareket etmesi, doğadaki düzene uygun olarak, kendi ruhunu düzene sokması ve doğanın logos ya da evrensel akıl tarafından yönetilme-sine benzer şekilde aklın yönetimi altına girmesi, iradesini aklın denetimi altına sokma-sı gerekiyordu. Mutluluk, doğal yaşamdan, doğaya uygun yaşamadan, insan eyleminin doğal yasayla uyuşmasından, insanın iradesinin Tanrının iradesine uygun düşmesinden meydana gelir. Stoacılar için doğaya uygun yaşam, doğadaki etkin ilkeye, insan ruhunun da kendisinden pay aldığı logosa uygun yaşamdır (Cevizci, 2010: 151).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder