Yani mesela acı çeken insanların sonradan normal insanlardan daha güçlü özelliklere sahip olmasının nedeni, o kişinin acı çekmekle meşgulken aksi yönde zevk alabileceği bir çok şeyin birikmesi yüzünden, acı veren kişininse hakkının dolması sonucu ters yönde istikamete yönelmesiyle muhtemelen hak yerini buluyor diye tabir ettiğimiz olaylar vuku buluyor. Eğer kişi, acıdan sonra yaşadığı zevkleri aksi yönde yani başkasına acı yaşatacak yönde arttırırsa, yani "aldığı zevk-çektirdiği acı" farkı çektiği acıya eşitlenince zevk azalması yönünde bir istikamete yol alabilir. Burada acı çektirdiği kişi bu değeri belirlemede bir değişken olabilir (yani o kişinin hesaplaşmasında eksik olan acı-zevk oranına göre yayın esnekliği değişebilir). Burada özgür irade önemli gibi gözüküyor. Daha fazla acı çektirerek yayı iyice germeyi göze almak, bence yanlış. Acı çektirmek baştan yanlış. Yaşadıklarımız yaşattıklarımızın sebebi diye düşünerek hareket etmek, bu mantık hiç bitmeyen bir döngü oluşturuyor. Etki tepki etki tepki. Bu yüzden sanırım dengeli olmak önemli.
Şimdi gelelim ikinci soruna.
Bir taraf farketti ve tepki vermek yerine dengesini korudu. İntikam almadı. Ama diger taraf aynı şeyi yapmaya devam etti çünkü durdurmak için yapması gerekeni bilmiyor veya çok yaralı olduğu için içinden hala kin duyuyor ve mutsuz. Çok karışık değil mi? Olgun taraf bunu diğer tarafa öğretmeli. Yok canım. Diğer taraf kızgın çünkü ukalalık tasarlandığını düşünüyor ve aptal yerine konuluyor. Yok artık. Ne yapmalı?
Kişiler yalnız mı bırakılmalı? Akıllar başa gelsin diye? Bilemiyorum.
Enerjiler başkalarına mı dağıtılmalı? Kişiler başka kişileri deneyerek uygun insanları bulabilir, kaybedebilir, arayabilir yine bulabilir. Bu çözüm insanlarin egolarının zamanla diğerine kıyasla çok daha yavaş çözünmesine sebep olabilir. Eş değiştirip durmak. Ve her zaman çocuk kalabilir kişi, hiç büyümez. Ama bir gün bir duvara toslar. Bu hikaye zordur burada anlatılamayacak kadar. Sonra minik bir kırılma yaşanır. "Ama kimse de büyümek zorunda değil bence böyle bir kuralı ancak hayatta en sıkıcı şeyleri tercih ederek kendini tamamen sıkıcılığın emrine adamış büyük insanlar, kendilerini yaşayan ve hayattan zevk alan insanları kıskandıkları için duvar olurlar.
Kimse büyümek zorunda değildir bence. İnsanlara özellikle zarar vermiyorsak."
Tenefüs.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder